Alt alan adını farklı sunucuda çalıştırmak için DNS kayıtlarının nasıl ayrılacağını, A ve CNAME seçimini, SSL, TTL ve yayılım kontrollerini pratik adımlarla öğrenin.
Bir alt alan adını ana siteden farklı bir sunucuda çalıştırmak, özellikle uygulama, müşteri paneli, test ortamı, blog, API veya bölgesel servisler için sık kullanılan bir yapılandırmadır. Bu işlemde temel amaç, ana alan adının mevcut yayını bozulmadan yalnızca belirli bir alt alan adının ayrı bir sunucuya işaret etmesini sağlamaktır. Doğru DNS ayrımı yapılmadığında ise web sitesi açılmayabilir, SSL hatası oluşabilir, e-posta kayıtları etkilenebilir veya yönlendirme beklenenden farklı çalışabilir.
Kurumsal yapılarda bu ayrım genellikle performans, güvenlik, operasyonel esneklik ve servis bağımsızlığı için tercih edilir. Örneğin hosting hizmetiniz ana siteyi barındırırken, app.ornekalanadi.com farklı bir bulut sunucuda çalışabilir. Burada kritik nokta, DNS tarafında yalnızca ilgili alt alan adını hedef sunucuya yönlendirmek ve ana alan adı kayıtlarına gereksiz müdahale etmemektir.
Alt alan adını farklı bir sunucuya yönlendirmenin en yaygın yöntemi, DNS yönetim panelinde ilgili alt alan adı için A kaydı oluşturmaktır. A kaydı, bir alan adını doğrudan IPv4 adresine bağlar. Eğer hedef sunucu IPv6 kullanıyorsa AAAA kaydı da tanımlanabilir.
Örnek senaryoda ana alan adınız ornekalanadi.com, alt alan adınız ise panel.ornekalanadi.com olsun. Ana siteniz mevcut sunucuda kalacak, panel alt alan adı ise farklı bir sunucuda çalışacaktır. Bu durumda DNS panelinde yalnızca panel için kayıt eklenir veya mevcut kayıt düzenlenir.
Bu yapılandırma sonrasında panel.ornekalanadi.com isteği yeni sunucuya giderken, ornekalanadi.com ana alan adı mevcut yayınını sürdürür.
Karar verirken hedef sistemin size ne verdiğine bakmanız gerekir. Eğer yeni sunucunun sabit bir IP adresi varsa A kaydı daha doğrudan ve anlaşılır bir çözümdür. Eğer servis sağlayıcı size hedef olarak başka bir alan adı veriyorsa CNAME kaydı kullanılmalıdır.
VPS, fiziksel sunucu, bulut sunucu veya sabit IP ile çalışan özel uygulamalarda A kaydı tercih edilir. Bu yöntem, alt alan adını doğrudan ilgili sunucu IP adresine bağladığı için yönetimi nettir. Ancak IP değişirse DNS kaydının da güncellenmesi gerekir.
SaaS servisleri, harici platformlar veya yönetilen uygulama servisleri çoğu zaman size hedef olarak custom.example-service.com benzeri bir adres verir. Bu durumda alt alan adı için CNAME kaydı tanımlanır. Aynı isimde hem A hem CNAME kaydı bulunmamalıdır; bu, DNS çakışmasına neden olabilir.
Doğru yapılandırmada ana site ve e-posta servisleri etkilenmez. Çünkü DNS kayıtları kayıt bazında çalışır. Yalnızca ilgili alt alan adının kaydını değiştirdiğinizde, kök alan adı, www kaydı, MX kayıtları ve diğer alt alan adları aynı şekilde çalışmaya devam eder.
Risk genellikle yanlış kayıt düzenlemekten kaynaklanır. Örneğin panel kaydı yerine @ kaydını değiştirirseniz ana alan adı farklı sunucuya yönlenir. MX kayıtlarına müdahale ederseniz e-posta trafiği kesilebilir. Bu nedenle değişiklik öncesi mevcut DNS kayıtlarının ekran görüntüsünü almak veya dışa aktarmak iyi bir güvenlik adımıdır.
DNS yönlendirmesi tek başına yeterli değildir. Alt alan adı yeni sunucuya ulaştığında, o sunucuda ilgili alan adı için web sunucusu yapılandırması ve SSL sertifikası da hazır olmalıdır. Aksi halde tarayıcıda güvenli değil uyarısı, sertifika adı uyuşmazlığı veya varsayılan sunucu sayfası görülebilir.
Yeni sunucuda panel.ornekalanadi.com için sanal host tanımlanmalı, uygulama doğru dizine veya porta bağlanmalı ve SSL sertifikası kurulmalıdır. Eğer wildcard SSL kullanıyorsanız sertifikanın yeni sunucuda da geçerli biçimde kurulması gerekir. Let’s Encrypt gibi otomatik sertifikalarda DNS yayılımı tamamlanmadan doğrulama yapılırsa sertifika üretimi başarısız olabilir.
TTL, DNS kaydının önbellekte ne kadar süre tutulacağını belirler. Geçiş öncesinde TTL değerini 300 saniye gibi düşük bir seviyeye çekmek, olası düzeltmelerin daha hızlı yayılmasını sağlar. Bu değişikliği mümkünse taşıma işleminden birkaç saat önce yapmak daha sağlıklı olur.
DNS yayılımı çoğu zaman dakikalar içinde başlasa da bazı ağlarda daha uzun sürebilir. Bu süreçte bir kullanıcı eski sunucuya, başka bir kullanıcı yeni sunucuya gidebilir. Kritik uygulamalarda veri tutarlılığı için geçiş saatinin düşük trafik dönemine alınması ve eski sunucuda geçici bakım ekranı kullanılması düşünülebilir.
Hosting altyapısı ile ayrı bir sunucu arasında bu şekilde yapılan DNS ayrımı, servisleri birbirinden bağımsız yönetmeyi kolaylaştırır. Ana web sitesi aynı yerde kalırken alt alan adı farklı kaynaklardan, farklı güvenlik politikalarıyla veya farklı yazılım sürümleriyle çalışabilir. Özellikle büyüyen dijital projelerde bu yaklaşım, ileride yapılacak ölçeklendirme ve bakım süreçleri için daha kontrollü bir temel oluşturur.